Parazit Altruizm ve Guguk Kuşu Erkekler

SEKS & İLİŞKİLER

Asena Kılıç

9/22/20262 min read

Her buluşmada senin için kapıları açıyor, çiçek alıyor, sevdiğin şeyleri aklında tutuyor, “Ben

hiç bunaltmam canım, zaten sen en iyisini bilirsin.” tadında kendini mi anlatıyor?

Ah, ne tatlı! Artık toksik masküleniteyi görür görmez tanıyorsun (mu acaba?).

Performatif erkekler desen baktığın an… ama maalesef gerçekler böyle değil işte.

Bazılarımız manipüle edildiğini bile fark etmeyebiliyor.

Bazen tanıyamıyoruz çünkü red flag’leri güzel gizlenmiş oluyor. Hatta bazen karşımızdaki o

kadar başarılı bir şekilde iyi erkek rolü oynuyor ki bir süre sonra gerçekten iyi biri olduğuna

inanıyoruz. İşte tam da bu yüzden ilişki ilerlerken gözlemlemen gereken şeyler var.

Bugün bu şeylerden biri hakkında konuşacağız: Parazit altruizm.

Peki nedir bu parazit altruizm?

“Bir canlının başka bir canlıya yardım ediyormuş gibi görünürken ya da onun fedakârlık

mekanizmalarını kullanırken, aslında tamamen kendi çıkarını gözettiği ve karşı tarafa zarar

verdiği biyolojik veya davranışsal bir ilişkidir.” Ve bunun en büyük örneği olarak da Guguk

kuşları verilmiş. Guguk kuşlarının, yumurtalarını başka bir kuşun yuvasına bırakması ve

diğer kuşun kendinden vererek onun yavrusunu büyütmesi durumu.

Yumurtasını sana veriyor olması onun harika biri olduğunu maalesef göstermiyor çünkü sen

onun verdiklerini istiyor musun ki? Özellikle ilişkinin başında fazla verici olan insanlar beni

hep şüphelendirir zaten. Henüz derin bir ilişki kurulmamışken neden bu kadar cömert olsun?

Bu cömertlik meselesi, kendi hayatını seninle paylaşması konusunda da geçerli. Mesela

hayatındaki kötü şeyleri sana anlatma şekline biraz dikkat etmek gerekiyor.

İlk birkaç buluşmada çocukluğundan, ailesinden, eski ilişkilerinden, başına gelenlerden

bahsediyor ve bir anda kendini onun hayatındaki en özel insan gibi hissediyorsan… bir dakika.

bir dakika. Çünkü bir insanın sana kendini açması oversharing de olabilir,

seni kendine bağlamak için kullandığı bir yöntem de.

Özellikle bütün bu hikâyelerin sonunda kendini onun yaralarını sararken buluyorsan biraz

durup düşünmen lazım. Çünkü bazı erkekler sevgili aramıyor, duygusal destek insanı arıyor.

Sen de fark etmeden sevgiliden çok terapiste dönüşüyorsun.

(Tabii terapistlerin seans ücreti var.)

Asıl mesele ise bu hikâyelerin ilişkinin ilerleyen döneminde nasıl kullanıldığı. Başta sana

anlattığı her şey onu daha iyi anlamanı sağlarken bir süre sonra her davranışının bir

açıklaması hâline geliyorsa işler değişiyor. Sana kötü davrandığında çocukluğunu, bağlanma

problemlerini, eski sevgilisini veya yaşadığı travmaları anlatıp konuyu kapatıyorsa,

anlaşılması gereken bir insan olmaktan çıkıp sürekli affedilmesi gereken biri hâline geliyor.

İlişkinin başında sürekli kendinden veren, sizi merkeze alan o fedakâr kişi; ilişkinin

devamında sizi problemlerin de merkezine koyuyor ve verdiklerinin karşılığını affedilmek,

kusurlarının görmezden gelinmesi gibi imtiyazlarla geri alıyor.

Yani kızlar, bazı ilişkilerde problem size kötü davranmasıyla başlamıyor. Sizin bunu tolere

etmenizi sağlayacak kadar iyi davranmasıyla başlıyor.

"İyilik, karşısındakini borçlu hissettirdiği an gizli bir şiddete dönüşür." Milan Kundera –

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği

hello@bramblemag.com