Zamansız Parçaları Bu Sonbaharda Nasıl Kombinleyeceğiz?
MODA
Asena Kılıç
10/19/20262 min read
Eminim pek çoğunuz benimle aynı durumdasınızdır; sabah dolabın kapağını açtığınızda onca eşyanın arasında kendinizi "giyecek hiçbir şeyim yok" diye kara kara düşünürken buluyorsunuzdur. Sırf birileri giydi diye alınan ama asla bize ait hissettirmeyen kıyafetlerin oluşturduğu bu yığın, sanırım radikal bir sadeliğe gidilmediği sürece önüne geçilebilecek bir şey değil. Tabii bu radikal yol da hep jean ve tişörtlerden geçer.
Jean ve tişört giymek her zaman sadece jean ve tişört giymek değildir. Her jean ve her tişört bambaşka karakterlere sahip olduğundan hadi gelin bu sonbahar jean ve tişörtü nasıl giymeliyiz bunu konuşalım!
Eğer dolabın karşısında harcadığınız zamanı kendinize saklamak istiyorsanız, en temizi üzerine tam oturan, zamansız parçalar seçmektir. Düz kesim bir jean (Genelde benim tercihim mid-rise ispanyoldur ama siz vücut tipinize göre seçseniz daha iyi olur. Bununla ilgili bir yazı da gelebilir! ) mükemmel bir başlangıç olur. Üzerine gereksiz detaylardan arınmış, düz beyaz bir tişört ya da renkli reglan kol bir tişört. Havalar yavaş yavaş soğurken, Dickies siyah bir ceket alabilirsiniz üstünüze. Outfit’inizin iskeleti bitti.
Biraz karakter katmak istiyorum derseniz, geçmişten fırlamış gibi duran makosen ya da babet ayakkabılarla bu minimalizmi kırabilirsiniz. Benim fikrimce ayakkabınızı ve çantanızı çılgın yerlere götürmek de bu outfit’i canlandıracaktır. Örneğin jean ve tişörtünüz hariç parçalara odaklanırsanız desen olarak özellikle bambi ya da inek deseninin revaçta olduğu şu dönemi kaçırmayın derim. Olur da bir de deri çeşidi seçmek gerekirse, bu sene belli ki süet ve nubuk raflardaki yerini koruyacak.
Gece dışarı çıkarken bile jean’den vazgeçmek zorunda değilsin. Tamam, o vazgeçilmez mini siyah elbiselerin yerini tamamen almayacak belki ama bu kombini gece hayatına da minik danteller ya da transparan kaşmirlerle, sivri ve seksi topuklularla adapte edebilirsin.
Bazen dışarı çıktığımda, üzerimde sadece beni sıkmayan, içinde tamamen kendim gibi hissettiğim bir kot ve tişört varken anı olduğu gibi deneyimlemeye çalışıyorum. Giyinmek, başkalarına bir şeyler kanıtlamak veya birilerine "ben de bu yarıştayım" demek için değil; rahat hareket etmek, rüzgarı hissetmek, sevdiklerimle geçirdiğim vakte odaklanmak için olmalı. Zamansız sadeliğe sarılın ve sadece "an"a odaklanmaya çalışın.




